Satışları fraud kontrolüyle artırın

E-ticaret şirketleri için güven en önemli unsurlardan birisidir. Dolandırıcılık işlemlerini önlemek için çalışan anti-fraud hizmetlerinin kalitesi, gelirlerinizi de etkileyebilir. Nasıl mı?

Yalancı pozitif adı verilen olgu, bunun sebebidir. Yani bir müşteri alışverişini tamamlar ve ödeme işlemi aslında şüpheli olmamasına rağmen, şüpheli gözüktüğü için sistem tarafından tamamlanmaz. Bu sebeple alışveriş tamamlanmaz ve bu oran ne kadar yüksek olursa, e-ticaret sitesinin gelir kaybı da o kadar yüksek olur.

Deneyimi olumsuz etkilememeli

Bu yüzden dolandırıcılık kontrollerini ayarlarken insanların deneyimini olumsuz etkileyecek kadar sıkı olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Yoksa, Javelin Vesta’nın araştırmasında olduğu gibi, ciddi bir oranda işlem reddi görebilirsiniz. Araştırma tüm işlemlerde yüzde 30’un dolandırıcılık şüphesiyle ret olduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin en çok ciro geçiren ödeme kuruluşu olan PayU’nun verileri ise fraud’un boyutunu gözler önüne seriyor. Buna göre, 2017’de PayU’nun sistemleri üzerinden yapılan alışverişlerde 66,5 milyon TL dolandırıcılık girişimi engellendi. 

Toplam 918 işyeri ve 29 bin 625 müşteriye karşılık gelen bu miktar içindeki en büyük tek girişim ise 126.301 TL olmuş.

İnce ayarlar doğrudan ciroya etki edebilir

Normalde anti-fraud mekanizması bir işlemi, elbette ayarlarınıza bağlı olarak, örneğin adres farkı olduğunda dahi reddedebilir. Burada, müşterinizin taşınmış olabileceğini ya da basitçe farklı bir yere teslim edilmesini istediğini düşünmek ve buna göre bir çözüm sunmak, mesela müşteriyi arayıp onaylamak, durumu lehinize çevirebilir.

Fraud koruma hizmetinde kullanılmak üzere paylaşacağınız veri çeşidinin artması ise bu oranı düşürmek için en iyi yöntem. E-posta, doğum tarihi vb. bilgilerden yüzlercesi bu sistemlerde kullanılabiliyor. Bilgilerin çeşitliliği arttıkça, aslında şüpheli olmayan siparişlerde sistemin göreceği hata oranı düşerek, alışverişin tamamlanması sağlanacaktır.

Güvenlik temel bir yaklaşım olmalı

Dolandırıcılığa karşı önleminizi tüm yaklaşımla almanız daha doğru. Yani bir anti-fraud filtresi kullanımı güvenli olmak için tek başına yeterli değil. Bunun için PCIDSS sertifikası edinmek, yüksek SSL şifrelemesi yapan bir sertifika almak, çift adımlı doğrulamayı sisteme entegre etmek ve genel bir güvenlik süreç yönetimi oluşturup, bu çerçevede denetimler yapıp hedefler koymak gibi yöntemlerden çoğunu, hatta mümkünse hepsini birden kullanabilirsiniz.