Melez alışveriş kültürünün yükselişi

Müşterilerin sürekli yeni satın alma deneyimleri keşfetmek istiyor ve bu istekler doğrultusunda şekillenecek e-ticaret pazarının 2021’de 4,5 trilyon dolar hacme ulaşacağı tahmin ediliyor.

Rekabetin başını çeken markalar, daha şimdiden perakendede fiziksel ve dijital arasındaki ayrımı ortadan kaldırmaya çalışarak, pazarın evrileceği yöne dair ipuçları veriyor.

İçerisinde yaşadığımız dönemde satın alma deneyimi sil baştan yenileniyor. Ürünü görebilmek, makul fiyata satın alabilmek e-ticaret için artık dünün yeniliği konumunda. Müşteriler, günlük hayatta kullandıkları teknolojilerin sanal ve gerçek satın alma deneyimlerinde daha fazla rol almasını ve dolayısıyla sürecin hem daha zengin hem de daha kolay hale gelmesini bekliyor.

Online – offline bir arada

Müşteriler arasında hızla yaygınlaşan melez satın alma kültürü, çevrimiçi ve çevrimdışı alışverişi mobil cihazlar aracılığıyla bir araya getiriyor. Günümüzde müşteriler, internetten mağazaya ve mağazadan internete ustaca mekik dokuyarak, kendileri için en iyi satın almayı yapıyor.

Mobil cihazlar satın alma sürecinde yalnızca bilgi ve uygun fiyat sağlamıyor. Asıl büyük dönüşümü hazırlayanlar, mobil cihazlarla çalışabilen yeni teknolojiler. Seattle kentindeki Amazon Go isimli fiziksel mağaza buna ideal örneği teşkil ediyor. Bu mağazayı diğerlerinden farklı kılan, hiçbir çalışana sahip olmaması. Müşteriler istediği ürünü satın almak için akıllı telefonlarını kullanarak kimliklerini tanıtıyor ve ödemelerini yapıyor.

Mağaza tamamen Amazon tarafından geliştirilmiş teknolojiler tarafından idare ediliyor. Bir ürün raftan alındığında ya da geri bırakıldığında sistem bunu anlıyor. Alışverişini tamamlayan müşteri, hiçbir işlem yapmaya, kasadan geçmeye gerek duymadan mağazayı terk ediyor. Satın alınan ürünlerin fişi ise Amazon hesabına iletiliyor.

Şu an için yalnızca Amazon çalışanları tarafından kullanılabilen bu mağaza, diğer tüm mağazalardan farklı olarak müşterilerine bir akıllı telefon sahibi olma zorunluluğunu getiriyor. Önemli olan nokta da bu, zaten neredeyse herkes bir akıllı telefon sahibi.

Amazon, Alibaba ve IKEA öncüleri

Akıllı telefonlar satın alma deneyimini eğlenceli hale de getirebiliyor. Alibaba’nın Buy+ alışverişi sanal gerçekliğe taşırken, IKEA’nın Place isimli artırılmış gerçeklik uygulaması müşterilerin ürün kataloğundaki mobilyaların evlerinde nasıl duracağını denemelerini sağlıyor.

Müşterilerin yaşamlarında önemli bir yer tutan mobil cihazlar, yalnızca e-ticaret değil tüm şirketlerin gelecek planlarında yer almak zorunda. 2016 yılında mobil internet kullanımının ilk kez sabit interneti geçtiği bilgisi bu tezin en büyük destekçisi olarak gösterilebilir.

Yakın geleceğin e-ticaret rekabetinde başı çekecek oyuncular, aynı anda birçok yerde bulunan, müşterilerin dijital alışkanlıklarına hızla adapte olabilen ve değer yaratan platformlar olacak. Satın alma işlemi artık dikkate değer en kritik faktör olmaktan çıkıyor. Müşteriler artık yalnızca iyi fiyat aramıyor; satın alırken eğlenmek ve etkilenmek istiyor.