Bu uygulamalar doğrudan kullanıcıya gider!

Artık sadece bir ürün hazırlamak bu ‘vahşi’ dünyada yerimizi korumak için yeterli değil. Çalışmalarımızı akıllı uygulamalarla desteklememiz şart.

Uygulamaların hayatımızdaki yeri, akıllı cihazların sayısının inanılmaz artışıyla daha da sağlamlaşıyor. E-ticaret verileri, sosyal medya etkileşimleri, fotoğraflar derken ortaya da ciddi bir veri çıkıyor. Fakat bunları anlamlandırmak da gün geçtikçe insan eliyle yapılamayacak kadar zorlaşıyor. Her ne olursa olsun, sadece cihazlar değil, uygulamaların da akıllanması ve kendi başlattıkları değişime ayak uydurmaları gerekiyor. Bu da, dijital dönüşümün ‘hallettik’ ile geçiştirilemeyeceğini gösteriyor. Kısaca, işimiz daha yeni başlıyor!

Nesnelerin İnterneti, doğru uygulamalarla birleştiğinde harika sonuçlar elde edebileceğiniz bir alan. Buradaki çalışmalar da birer ilham kaynağı olarak ister kulağa küpe, ister ders notlarına ek olarak eklenebilirler.

Her ne kadar doğrudan perakendeye yönelik uygulamalar olacakmış gibi dursa da, stok yönetiminden verimlilik ölçmeye kadar birçok alanda imkânlar mevcut. Ancak dediğimiz gibi, bunu akıllı uygulamalarla tamamlamazsanız, işiniz zor.

Erken uyarı sistemleri pratik bir örnek

Akıllı bir uygulamadan yana üç ana beklenti olmalı. Analiz, makine öğrenimi ve yapay zekadan en azından temel düzeyde faydalanmalı. Yoksa ortaya çıkan verilerin hiçbir kıymeti kalmayacağı için, bu sistemleri kurmanın da gereği kalmaz. Temel aşamada veri okuma ve analiz yetenekleri kazandırdıysanız, sırada tahminler olmalı.

Kendi e-ticaret yönetim yazılımınızda dahil bu tahminlerle işleri bir adım kolaylaştırabilir ya da erken uyarılarla çeşitli felaketlerin önüne geçebilirsiniz. Örneğin havalesi gecikmiş bir ürün konusunda sisteminiz sizi uyarıyor mu? Gönderim hakkında birden fazla şikayet mesajı geldiğinde bu kullanıcı için özel bir şey yapmanız gerektiğini size hatırlatan bir sisteminiz var mı?

İkinci beklenti, bağlamı anlayabilmesi. Kişisel veriler, algılayıcılardan gelen veriler ve konum verileri akıllı uygulamaların gündelik hayatımızın eksiksiz bir parçası olmasını sağlıyor. Bunu gerçekleştirdikten sonraki adımınız, cihaz ve kanal bağımsız hareket imkânı olmalı. Uygulama bu verileri her bağlamda yakalayabiliyorsa, verimliliği artar.

Proaktif kelimesinin altını, üçüncü beklenti olmasının dışında da çizelim. Akıllı bir uygulama kullanıcı kendisine gelmeden kullanıcıya gidebilmeli. Bildirim gönderebilmeli, sohbet robotuyla ya da mesajlarla etkileşim kurmalı. Bu konuşmalardan çıkanları birinci beklentide olduğu gibi anlamlandırmalı ve kaydetmeli. Böylece kullanıcı da her sefer sıfırdan başladığını hissetmeyecek ve sadakat konusunda olumlu bir etki görülecektir.