Abonelerin gelen kutusuna ulaşmak hiç olmadığı kadar zor

E-posta etkili bir pazarlama aracı olmayı sürdürüyor, fakat istatistikler onu verimli kullanmanın zorlaştığına işaret ediyor: Gönderilen e-postaların yüzde 70’i istenmeyen (spam) kutusuna düşüyor.

Kullanıcıların gelen kutusuna ulaşmak hiç olmadığı kadar zor. Önce makineleri (filtreleri) aşmak, ardından da e-postaların açılıp okunduğundan emin olmak için doğru adımları atmanız gerekiyor. Bunu başarmanın yolu makine ve insan faktörlerini hesaba katmaktan geçiyor.

E-postalarınızın gelen kutularına ve oradan da müşterilerinizin takdirine ulaşma şansını artıracak ipuçlarını bir araya getirdik.

  • Listenizi güncelleyin. E-postalar iletilemediklerinde iki sebepten dolayı geri dönerler. Bunlardan ilki, geçici servis hatasıdır ve abone ağ bölgesinin dışında e-posta alamadığı için gerçekleşir. İkincisi ise e-posta adresi eksik, yanlış ya da engelli olduğunda gerçekleşir. Postaların sürekli geri sektiği adresleri listenizden çıkarın.
     
  • CAPS LOCK’U KAPATIN VE ÜNLEMLERDEN KAÇININ! Aşırı duygu durum belirtileri kullanıcılar tarafından istenmediği gibi, filtreler tarafından da hoş karşılanmazlar.
     
  • Yasaklı kelimeleri kullanmayın. ‘Para’, ‘kazan’, ‘paylaş’, ‘indirim’, ‘satış’, ‘bedava’, ‘ücretsiz’ ve ‘garantili’ gibi kelimeler istenmeyen posta filtrelerinin radarına girebilir.
     
  • Robotlar için değil, insanlar için yazın. SEO optimizasyonu uğruna çok anahtar kelime odaklı hale getirilmiş metinler insanlar tarafından okunmaya değer görülmezler. Anahtar kelimelerin kullanımında aşırıya kaçmayın. E-postalarınız bilgilendirici ve olabildiğince kişiselleştirilmiş olmalıdır.
     
  • Giden bağlantıları sınırlandırın. E-postanıza ekleyebileceğiniz ideal bağlantı sayısı 2’dir ve filtreler her ikisinin de aynı siteye gitmesini ister. Giden bağlantıları kısaltmayın; URL kısaltmaları filtreler tarafından şüpheli görülür.
     
  • Güzel bir görsel tasarım dikkat çeker. Fakat görsel kullanımını abartmamalısınız. Çok fazla görsel materyal kullanmak e-postanızı ağırlaştırır ve kimi e-posta servisleri onları açamayabilirler. Örneğin Microsoft Outlook e-bültenlere eklenen arka plan fotoğraflarını algılayamıyor. Bunun yerine arka plan rengi kullanmayı tercih edebilirsiniz.
     
  • İki aşamalı abonelik sistemini kullanın. Web sitenize iletişim bilgisini bırakan kullanıcılara, aboneliklerinin başlaması için bir onay bağlantısı postalayın. Bağlantıya giderek üyeliklerini başlatan kullanıcıların, e-postalara karşı daha olumlu ve aktif yaklaştığı kanıtlanmıştır.
     
  • Formlardan uzak durun. Çoğu e-posta istemcisi formları görüntüleyemezler. Bunun yerine form sayfasına giden bağlantıyı bir eylem çağrısıyla e-postanıza ekleyin. Videolar, flaş animasyonlar ve JavaScript için de aynısı geçerli. İstemciler onları ya görüntüleyemeyecek ya da yanlış gösterecektir. Bu nedenle onlardan da uzak durmak en iyisi olacaktır.
     
  • Dil bilgisine sadık kalın. E-postalarınızı göndermeden önce bir kez daha okumanız her zaman yararınızadır.
     
  • İlgisiniz aboneleri geri kazanın. Gönderdiğiniz e-postaları açmayan abonelerin ilgisini kaybetmişsiniz demektir. Onları geri kazanmak için web sitenizdeki davranışlarını analiz edebilir ve ilgi duyduklarını saptadığınız ürünler üzerinden özel e-bültenler gönderebilirsiniz.
     
  • Anonim olmayın. Göndericisi bilinmeyen bir isimden oluşan e-postalar çok nadiren açılır. Aboneleriniz e-postanın sizden geldiğini ilk görüşte anlamalılar.